Halit Ziya Uşaklıgil’in Okunması Gereken Eserleri, Kitapları

1866 yılında Osmanlı İmparatorluğu’nun başkenti İstanbul’da dünyaya gelen Halit Ziya Uşaklıgil, edebi kimliğinin yanı sıra sarayda baş mabeyinci olarak görev yapmış ve Meclis-i Ayan üyesi olmuştur. Birkaç Fransızca çeviri denemesinden sonra kendi eserlerini vermeye başlayan Halit Ziya Uşaklıgil, dönemin pek çok önemli dergisinde farklı takma isimlerle eserler vermiştir.

27 Mart 1945’de hayatını kaybeden Halit Ziya Uşaklıgil, bir geçiş dönemi edebiyatçısı olmamış aksine her iki dönemi de başarılı bir şekilde romanlarında aktarmayı başarmıştır. Fransız realistlerine özenerek yazdığı eserlerinde zaman içerisinde kendine has benzersiz üslup yakalamıştır. Öyle ki hikaye türünün Türk edebiyatındaki ilk gerçek örneklerini de yine kendisi vermiştir. Halit Ziya Uşaklıgil eserlerini daha okumadıysanız çok şey kaybettiniz demektir. 

Türk edebiyatı tutkunlarının mutlaka okuması gereken Halit Ziya Uşaklıgil eserlerinden bazıları:

  • Sefile
  • Nemide
  • Bir Ölünün Defteri
  • Ferdi ve Şürekası
  • Maî ve Siyah
  • Aşk-ı Memnu
  • Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler
  • Kırık Hayatlar
  • Aşka Dair
  • Saklanan Düşman: Erkeklere Dair Öyküler
  • Kırk Yıl
  • Saray ve Ötesi

Bir kadın öyküsü: Sefile

Yazarın 1887 yılında kaleme aldığı ilk roman olan Sefile, okuyucularına bir kadın hikayesi anlatıyor. Mazlume isimli genç kız daha çocuk yaşta kimsesiz kaldığı için önce dilencilik yapmak, daha sonra ise fuhuş yapmak zorunda kalmıştır. İşine düşüğü bu karanlık girdap, sonu gelmeyecek gibi görünen bir cehennem andırmaktadır.

Sefile’yi daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Derinlikli karakterler: Nemide

Halit Ziya Uşaklıgil’in İzmir dönemi romanlarından biri olan Nemide, aynı zamanda yazarın kitap şeklinde yayımlanan ilk romanı olma özelliği taşır. Kitap genç bir adam ile iki genç kız arasında yaşanan garip bir aşk üçgenini anlatıyor olsa bile karakterlerin oluşturuluş ve anlatılış biçimi bu esere derin bir psikolojik alt metin de kazandırıyor. 

Nemide’yi daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir garip aşk üçgeni: Bir Ölünün Defteri

Halit Ziya Uşaklıgil’in ilk dönem romanlarından bir tanesi olan Bir Ölünün Defteri, okuyucuya umutsuz bir aşk hikayesi anlatıyor. Romanda Vecdi, Hüsam ve Nigar adlı üç karakterimiz ve kocaman bir aşk var. İşte bu üçgende yaşanan aşk hikayesi, daha önce Türk edebiyatında örneği az görülmüş bir kurgu ile okuyucuya sunuluyor. 

Bir Ölünün Defteri’ni daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Dönemin ticari hayatı: Ferdi ve Şürekası

Halit Ziya Uşaklıgil’in ‘İzmir’de yazılmış büyük romanlarımın sonuncusu.’ dediği Ferdi ve Şürekası, aslında Türk edebiyatında pek de örneğini görmediğimiz bir şekilde dönemin İstanbul ticaret dünyasını anlatıyor. Uşaklıgil ailesinin ticari hayatından da izler taşıyan roman, aslında sınıfsal bir çatışmanın da en gözle görülür örneklerini okuyucuyla buluşturuyor. 

Ferdi ve Şürekası’nı daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Basın dünyasının sırları: Maî ve Siyah

Maî ve Siyah, yazarın ustalık dönemi eserlerinden biri olarak bilinir. Eserdeki ana karakterimiz Ahmet Cemil bir memurdur ama gönlü yazarlıktadır. İşte bu karakterimiz üzerinden dönemin basın dünyasına dalıyoruz ve roman boyunca yalnızca o dünyanın insanlarının bildiği bazı sırları öğreniyoruz. 

Maî ve Siyah’ı daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Aa dizinin kitabı çıkmış: Aşk-ı Memnu

Yalnızca Halit Ziya Uşaklıgil’in değil, Türk edebiyatının da dönüm noktalarından bir tanesi olan Aşk-ı Memnu dönemin İstanbul’unu en çıplak gerçekleriyle anlatıyor. Tabii hepimiz bu eseri Türk televizyonlarının en başarılı dizisindeki uyarlama haliyle biliyoruz ama emin olun, romanda anlatılan hikaye çok daha etkileyici. 

Aşk-ı Memnu’yu daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Düz yazı tarzında şiirler: Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler

Bir şiir vardır, bir de düz yazı vardır ama bir de poem en prose olarak bilinen düz yazı tarzında şiir vardır. Serveti-i Fünun döneminde Türk edebiyatına kazandırılan bu türün de en önemli örneklerini elbette Halit Ziya Uşaklıgil vermiştir. Romanlarının gölgesinde kaldığı için uzun yıllar adı bile anılmayan bu eserler, Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler kitabında derlenmiş. 

Mensur Şiirler ve Mezardan Sesler’i daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sansüre yakalanmış roman: Kırık Hayatlar

Halit Ziya Uşaklıgil’in Servet-i Fünun dergisinde tefrika etmeye başladığı ama sansür yüzünden ancak yazılışından yirmi yıl sonra okuyucuyla buluşma fırsatı bulan Kırık Hayatlar, yazarın en gerçekçi eserlerinden bir tanesi. Toplumun en çıplak haliyle anlatıldığı eserdeki iki zıt karakter, okuyuculara bir tür Dr. Jekyll ve Mr. Hyde çatışması anlatıyor. 

Kırık Hayatlar’ı daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Karamsar iç dünyalar: Aşka Dair

Aşka Dair, belki de yazarın en karamsar anlatılarından birine sahip eseridir. Anlatılan karakterlerin her birinin iç dünyasına odaklanan yazar; aşk, ölüm, yalnızlık, yoksulluk, delilik gibi insanlığın olmazsa olmaz gerçeklerinin aslında görmezden gelsek bile hayatımızda ne gibi değişimler yarattığını benzersiz bir dille anlatıyor. 

Aşka Dair’i daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Saklanan Düşman: Erkeklere Dair Öyküler

Kendisini bir romancı olarak tanıdığımız ve sevdiğimiz Halit Ziya Uşaklıgil, aynı zamanda hikayeler de yazmıştır. İşte Saklanan Düşman. Erkeklere Dair Öyküler eserinde yazarın ustaca kaleme aldığı bu öyküler derlendi. Adından da anlaşılacağı üzere bu hikayelerdeki ana karakterlerimiz erkekler ama bu erkekler toplumun farklı kesimlerinden oldukları için her bir hikaye, başka bir dünyanın kapısını aralıyor. 

Saklanan Düşman: Erkeklere Dair Öyküler’i daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Bir yazarın, yazar olarak anıları: Kırk Yıl

Halit Ziya Uşaklıgil’in yaşadığı dönemleri hikayeler üzerinden değil, bizzat kendi ağzından okuma fırsatı bulduğumuz Kırk Yıl anı türünde bir eserdir. Yazarın bizzat şahit olduğu Abdülhamid döneminin ve Servet-i Fünun dergisi etrafında şekillenen kültürel ortamın anlatıldığı bu eser anı türünde olmasına rağmen daha sonra kaynak eser olarak da sık sık kullanılmıştır. 

Kırk Yıl’ı daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Sarayın hiç bilmediğimiz yönleri: Saray ve Ötesi

Halit Ziya Uşaklıgil’in sarayda çalıştığını söylemiştik, Saray ve Ötesi işte yazarın o dönemini anlatıyor. Sultan Beşinci Mehmed, İttihat ve Terakki Fırkası, Meşrutiyet etrafında şekillenmiş olan bu dönemde baş mabeyinci olarak görev yapan yazarımız, yaşananları kimsenin görmediği açılardan anlatıyor. 

Saray ve Ötesi’ni daha detaylı incelemek ve satın almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Türk edebiyatının en önemli yazarlarından olan Halit Ziya Uşaklıgil imzalı eserlerden bazılarını listeledik. Listemizde okuduğunuz Halit Ziya Uşaklıgil eserleri varsa düşüncelerinizi yorumlarda paylaşabilirsiniz. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir