Yale Üniversitesi’nin 153 yıllık el yazmaları gün yüzüne çıkarılıyor

Yale Üniversitesi’ndeki Beinecke Kütüphanesi’nde bulunan ve tarihi 1600 ile 1700’lü yıllara dayanan Osmanlıca Türkçesi ile kaleme alınmış el yazmalarına kuruma bağışlandıkları 1870 yılından bu yana sadece birkaç kişi ulaşabiliyordu. Üniversitede Osmanlıca dil bilgisi ve kataloglama deneyimine sahip kimse olmadığı için tarihi eser niteliğindeki bu el yazmaları, neredeyse unutulmaya yüz tutmuştu. Yale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Yakın Doğu Dilleri ve Medeniyetleri Bölümü’nde 2016 yılından beri Osmanlıca okutman olarak görev yapan Özgen Felek öncülüğünde geçtiğimiz yıl dijital arşivleme çalışması başlatıldı. Çalışmaya üniversitede tarih alanında doktora öğrencisi olan Ayşe Çiçek Ünal da katıldı. Felek ve Ünal şimdi birlikte gizli kalmış Osmanlıca eserleri gün yüzüne çıkarıyorlar.

İLK OKUYUCULARI OLDUK
Üniversitede çalışmaya başladığında kütüphanedeki yüzlerce Türkçe yazma eserin varlığından haberinin olmadığını, başka bir kütüphanecinin kendisine bu eserleri sormasıyla Osmanlıca el yazmalarını farkettiğini dile getiren Felek, şunları söyledi:
“Öğrenir öğrenmez Türkçe yazmaları görmek istedim. İlk etapta 188 adet yazmayı hemen inceledim. Ardından ellerinde başka bir koleksiyon olduğunu daha söylediler ve çok heyecanlandım. Onları da inceleyip liste çıkardım. Seçtiğim bazı yazmaları ise öğrencilerime final ödevi olarak verdim. Böylece kütüphanede yer alan yazmaların ilk okuyucuları olduk.

Fotoğraf: Yale News 

ESERLER 1870’DEN BERİ ÜNİVERSİTEDE
Yale Üniversitesi, Amerika’nın ilk Arapça ve Sanskritçe profesörü olan Edward E. Salisbury sayesinde Türkçe yazmalarla tanıştı. 1842 yılında Yale’de ders vermeye başlayan Salisbury, Avrupa seyahatleri sırasında müzayedelerden ve sahaflardan İslamî yazmalar toplayarak zengin bir yazma eser koleksiyonu oluşturmuştu. Salisbury 1870 yılında şahsi kütüphanesini üniversiteye bağışlayınca bu yazma eserler de Yale Kütüphanesi’nde yerlerini almış.”

100 ESER DÜNYAYA AÇILDI
Geçtiğimiz yılın eylül ayından beri 100 eserin dijital ortama taşındığını belirten Ünal, yapılan çalışmayı şöyle anlattı:
“Kütüphanede yaklaşık 550 el yazması eser bulunuyor. Bu eserlerin çoğu neredeyse 150 yıldır üniversitenin kütüphanesinde yer alıyor. Ancak kimse onları kataloglamamış ve dijital arşive işlememiş. Bu sebeple biz de eserleri tek tek inceleyip dijital arşiv için kataloglamaya başladık. Artık isteyen herkes dijital ortamda bu eserlere kolaylıkla ulaşabiliyor. Böylece geçmişten günümüze taşınmış bu eserlerin tüm dünyaya açılmasını sağlıyoruz.

EL YAZMASI 18’İNCİ YÜZYIL ANSİKLOPEDİSİ
Kütüphanedeki eserlerden biri de İbrahim Hakkı Efendi’nin 18’inci yüzyılda kaleme aldığı Marifetname isimli ansiklopedi. Hakkı Efendi vefat ettikten 10 yıl sonra Sait Abdi tarafından kaleme alınan 1790 yılına ait bu el yazması kopya, eserin kendisi kadar önemli. BÖte yandan elimizdeki bu nüshada çok farklı çizimler ve grafikler yer alıyor. Üniversitede özenle korunan eserlerden biri olduğunu söyleyebiliriz. ”

İÇLERİNDEN PARA VE NOTLAR ÇIKIYOR
Eserlerin içinden çıkan notlar da geçmişe ışık tutuyor. Kiminin içinden bir doğum tarihi, kiminden bir anı ya da yazarın o anki duygu ve düşünceleri çıkıyor. Bir eserde bazı sayfa köşelerinin iple dikildiğini fark ettiklerini belirten Ünal, “Bazı eserlerden de o döneme ait paralar çıktığını görüyoruz. Bunların birçoğunun ayraç olarak kullanıldığını düşünüyoruz. Hepsinin farklı farklı hikayesi var” dedi. Günışığına çıkarılan el yazması kitaplar dışında kütüphanede biri Sultan Abdülaziz, ikisi 2’inci Abdülhamid tarafından imzalanan üç ferman da bulunuyor.

İBRAHİM HAKKI EFENDİ KİMDİR?
Türk mutasavvıf, sosyolog ve alim olan Erzurumlu İbrahim Hakkı Efendi, 1703 yılında Erzurum’da doğdu. Hayatı boyunca dini ve bilimsel konularla ilgilendi. Toplamda 15 eseri bulunan İbrahim Hakkı Efendi’nin en önemli eserlerinden biri olan Marifetname, tasavvufi konularla birlikte fen bilimleri hakkında da geniş bilgileri kapsıyor. Astronomi, fizik, psikoloji, sosyoloji ve din alanlarında pek çok çalışma yapan Osmanlı alimi, geniş bilgileri kapsayan Marifetname adlı eserini 1757 yılında tamamladı. Kitabın en önemli özelliklerinde biri de güneş sistemini anlatması.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

x